TUZ NEDİR?

Güney Tuz

TUZ NEDİR?


TUZ NEDİR?

1 . Kokusuz, Suda eriyen, yiyecekleri korumada ve tatlandırmada kullanılan billursu Madde.
2 . Bir asitteki Hidrojenin yerini bir bazın almasıyla oluşan birleşim, Sodyum klorür (NaCl).

Tuz, yani sofra Tuzu NaCl dir. Tuz, Asit ile bazın birleşimiyle Suyun yanında bir artık madde olarak oluşur. Na ve Cl birleşince oluşur tabii başka versiyonları da vardır. Ama Tuzun oluşma prensibi asit artı bazdır. Tuz, bir metal ile bir ametalin birleşiminden oluşan iyonik bir kristal maddedir. Bilim´in dediği gibi NaCl da tuzdur ama sofra Tuzunda sadece Na ve Cl bulunmaz, Potasyum ve Magnezyum, hatta az miktarda Calsiyum da bulunur!

YEMEK TUZU

Yemek Tuzu, kimyada sodyum klorür (NaCl) ismiyle bilinen beyaz kristal yapılı bir bileşiktir. İnsan dahil tüm Canlıların besin kaynaklarından olan tuz, ticari bakımdan da önemli bir maddedir. Dünyanın her yerinde rastlanabilen sofra tuzu tarih boyunca önemli bir ihtiyaç ve ticaret maddesi olmuştur.

Besin maddesi olması dışında tuz; dericilikte, hayvan besiciliğinde, Su yumuşatma sistemlerinde ve kimya sanayisinde yaygın olarak kullanılır.

İnsanlığın ilk çağlarından beri gıda maddesi olarak tüketilen tuzun kullanım alanı çağımızda genişleyip, kimya sanayinin önemli girdilerinden biri haline gelmiştir. Sanayide gelişmiş ülkelerde tuz tüketiminin %60-70'ini kimya sanayi teşkil etmektedir. Gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan ülkemizde de tuzun önemi küçümsenemez.

TUZUN TARİHÇESİ

Tuzun İcadı - Bulunuşu
V Sofra tuzu doğada, denizlerde çözünmüş halde, kaya tuzu şeklinde ve kurumuş iç denizlerin yataklarında bulunur. Henüz kurumamış Tuz Gölleri mevcuttur. Memleketimizin İç Anadolu bölgesinde bulunan Tuz Gölü, Lut Gölü ve Amerika´daki bazı Göller bu tür göllerdendir.

Tuzun Tarihi
Ortaçağın en önemli ticaret konularından biri olan Tuz: Akdeniz kentlerinden Comacchio, Venedik, Peccais ve Narbonne, önemli merkezlerdi. Setubal bölgesi ve özellikle Garonne nehrinin kuzeyinde ( Brouage, Bourgneuf, Guerande ) kalan Atlas okyanusu kıyıları, Kuzey Avrupa´nın gereksinimini karşılıyordu. O sıralarda kara taşımacılığının deniz taşımacılığına oranla daha düşük durumda oluşu nedeniyle Comte, Lorraine, Lüneburg, Avusturya ( Tirol, Salzkammergut ), Polonya ( VVİeliczka ), Macaristan´ın tuz ticaretini sınırlandırdı. Bu tuz yatakları, buharlaştırma kazanlarında çok miktarda odun kullanmayı gerektirdiğinden güç duruma düştü. Salamuranın koyulaştırılması ve tuzun geniş kullanılma alanları bulması sonucunda hükümdarlar bu maddeyi tekelleştirdiler ve vergilendirdiler. Türkiye´deyse, İzmir Çamaltı tuzlasının tarihi pek bilinmemekle birlikte, bu tuzladan, ilkel yöntemlerle uzun zamandan beri tuz elde edildiği tahmin edilmektedir. Bu tuzlar, 1863 yılında İtalyanlar tarafından modernleştirilmiş, bir süre yerel tuz üreticileri tarafından işletilmiş, daha sonra Galata bankerlerine intikal etmiş ve karşılığında Hazine´ye ufak bir vergi ödenmiştir: 1912 yılında devletleştirilerek Maliye bakanlığı´na devredilmiş; 1933 yılında ise Tekel bakanlığı´na bağlanmıştır.

Tuzun Tarihi Tarihçesi
Modern yer biliminin sağladığı bilgilerden önce tuzun nerede bulunduğunu bilmeyen insanoğlu, 20. yüzyıla kadar umutsuz bir biçimde tuzun peşinde koştu. Tarih boyunca tuz o kadar değerliydi ki, bazı ülkelerde Asker ve işçiler maaşlarını tuz olarak alıyordu. Büyük Roma yollarından ilki, tuzu sadece Roma´ya değil yarımadanın iç kesimlerine de taşımak için inşa edilmişti.Çinliler, Romalılar, Fransızlar, Venedikliler, Habsburglar ve diğer birçok yönetim, savaşlar için para bulmak üzere tuz vergisi koymuştu.Çin´de tuz üretimine ilişkin en eski yazılı kaynak, İ.Ö. 800´e aitti. Belgede, Xia Hanedanlığı sırasında bin yıl önceki deniz tuzu üretimi ve ticaretinden söz ediliyordu. Çin yönetimleri yüzyıllarca tuzu, devletin bir gelir kaynağı olarak görmüşlerdi. Çin´de İ.Ö. 12. yüzyılda tuz vergisinden söz eden metinler bulundu.

TUZ NASIL ÜRETİLİR

Tuz üretimi bütün Mineral çıkarma yöntemleri arasında hemen hemen en basit ve kolay olanıdır. Tuz elde etme yöntemlerinin en yaygın olanı, Tuzla denilen göletlerde Tuzlu suyun buharlaştırılmasıdır. Buharlaştırma yöntemi çoğunlukla kurak ve Sıcak bölgelerde uygulanır, bu yol ile elde edilen Tuzlarda ticari maksatlar için istenmeyen safsızlıklar olabilir. Yeni elde edilmiş bu tür tuzlarda tuz seven bazı mikroorganizmalar da bulunabilir. Bu mikroorganizmalar örneğin konservecilikte bazı yiyecek maddelerinin bozulmasına sebep olabilmektedir.

Kaya Tuzundan da tuz elde edilebilir. Kaya tuzu, önemli tuz kaynaklarından biri olup, içerdiği safsızlıklara bağlı olarak saydam veya yarı saydam grimsi, beyaz, turuncu, sarı, pembe ve kahverengi olabilir. Kaya tuzu, az safsızlık ve yabancı maddeler içeren yataklarda yer altına galeriler açarak parçalar halinde çıkarılır. Çözelti madenciliği olarak adlandırılan bu yöntemde, safsızlıkların fazla olması durumunda açılan sondaj kuyularına sıcak su gönderilirek suda çözünen Tuzlar bulamaç halinde dışarı alınır. Bu bulamaçın kristallendirilmesi için tava veya vakum yöntemleri kullanılır.

Tava Yöntemi
Bir tahta kapta dinlendirilen tuzlu suya Magnezyum sülfatı çöktürmek için az miktarda kireç katılır. Sonra tava adı verilen buharlaştırma kabına gönderilir. Bu kabın alanı 80-100 m² olup, ocağın sıcak gazlarıyla ısıtılır. Burada önce magnezyum sülfat çöker ve alınır, daha sonra çöken tuz alınır. Alınan tuz tava üstündeki tahta davlumbaza serilir. Suyu tekrar tava içine akarken tuz da kurur. 100 m²lik bir tavada 75 °C´de 1200 kg kaba tuz, 80 °C´de 3000 kg orta ürün ve 95 °C´de 700 kg ince tuz elde edilir.

Vakum Yöntemi
Tava yönteminin yerini alan bu yöntemde tuzlu su vakum pompaları yardımıyla buharlaştırılır.

TUZUN KULLANIM ALANLARI

Tuzun kullanıldığı önemli yerler:
İnsan gıdası, Hayvan beslenmesi, Kimya ve diğer sanayiler, Karayollarının kara ve buza karsı tuzlanmasıdır.

Tuzların Özellikleri ve Kullanım Alanları.
Tuzların çoğu artı ya da eksi yüklü atomlardan ya da iyon denen Atom gruplarından oluşur; artı yüklü iyo´nlar (katyonlar) metalden, eksi yüklü iyonlar (anyonlar) ise asitten gelir. Katı haldeki bir tuzun iyonları, belirli bir yerleşim düzeni içinde bir araya gelerek bir kristal oluştururlar. Kristalin biçimi Tuzdan Tuza değişir; örneğin; sodyum klorür kristalleri her zaman küp biçimindedir. Tuzların çoğunun kristali Izidratlı halde dir , yani kristal yapısına belirli oranda su bağlanmıştır.

Bazik tuzlar
Bazik tuzlar, bünyelerinde en az bir OH iyonu bulunduran tuzlardır. Suda çözündükleri zaman ortamı bazik yaparlar. Pb(OH)Cl, Sn(OH)Cl ve Al(OH)2Cl´de olduğu gibi. Diğer sınıflandırma metodunda ise, basit, çift ve kompleks tuzlar şeklinde sınıflandırılır. NaCl, NaHCO3 ve Pb (OH)Cl gibi tuzlar basit tuzlardır.

Çift tuzlar Çift tuzlar iki basit tuzdan meydana gelen tuzlardır. Bunlar suda çözündükleri zaman kendilerini meydana getiren iyonlara ayrışır. Şaplar da çift tuzlar sınıfına girer. Na Al(SO4)2 ve NH4Cr(SO4)2 birer çift tuzdur. Kompleks tuzlar, asit kökü aynı olan iki basit tuzun kompleks kök vererek meydana getirdiği tuzlardır.K4Fe(CN)6, K3Fe(CN)6, birer kompleks tuzdur. Bunlar suda çözündükleri zaman kendini meydana getiren tuzların iyonlarına ayrışmazlar.

Tuzlar, önce metalin ismi, sonra asidin kökü söylenerek adlandırılır. Na2SO4 = sodyum sülfat, KCl= potasyum klorür, KHCO3 = potasyum Hidrojen karbonat (potasyum bikarbonat) gibi.Bazı tuzlar, kuvvetli asit ve zayıf bazdan veya kuvvetli baz ve zayıf asitten meydana gelmiştir. Bu tuzlar suda çözündükleri zaman hidrolize uğrarlar ve çözeltiyi asidik veya bazik yaparlar.

Ekonomik değer taşıyan tuz kaynakları katı ve sıvı olarak ikiye ayrılmaktadır. Tuz sıvı halde denizlerde, tuzlu göllerde, tuzlu su kaynaklarında ve katı halde de kaya tuzu şeklinde bulunmaktadır.

Bitmez ve tükenmez tuz kaynağı olan denizler dünyamızın en büyük tuz rezervlerini teşkil etmektedirler. Vücudumuzda protein, yağ, karbonhidratlar ve su ile birlikte, kalsiyum, fosfor, sodyum, klorür, potasyum, kükürt, magnezyum gibi iyonlar bulunur. Bunlardan sodyum, klorür, potasyum ve kalsiyum iyonları vücudun elektrolit dengesini sağlar. Bu iyonların insan vücudunda belirli bir değerden az veya fazla olması elektrolit dengeyi bozacağından vücutta bir takım rahatsızlıklara neden olmaktadır. Sözü edilen iyonlardan sodyum ve klorürü bir arada tuzda bulmak mümkündür. Saf tuz yaklaşık %40 oranında sodyum ve %60 oranında klorür içermektedir. Çeşitli nedenlerle vücutta azalan sodyum ve klorür ihtiyacının büyük bir kısmı tuzdan sağlanır.

Tuz insan vücudunun fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için gerekli olduğu kadar, endüstriyel amaçlarla bir çok sektörde kullanılmaktadır. Örneğin gıda, tekstil, deri, kimya, metalürji sektörlerinde ve hayvancılıkta kullanılmaktadır. Endüstriyel amaçlarla kullanılacak tuzun da yabancı maddelerden arındırılmış, temiz, kuru, saf ve akışkan olması gerekmektedir.

Günümüzde pek çok sanayi dalı, üretiminin kalitesini artırarak yurtiçinde ve dışında rekabet edebilmeyi amaçlamaktadır. Bu sebeple sanayimiz yüksek saflıkta kaliteli tuza ihtiyaç duymaktadır.

GÜNEY TUZ

Güney Tuz
Güney Tuz
Güney Tuz
Güney Tuz
Güney Tuz
Güney Tuz